Sepet
%20
Atatürk ve Türk İnkılap Tarihi
Yazar
Yayınevi
Sayfa Sayısı
424
Ebat
16,00 / 24,00 cm.
Basım Yılı
Ekim 2010
ISBN
9786054627332
Liste Fiyatı
20.00 TL
Bizdeki Fiyatı
16.00 TL
Sepete EkleTavsiye EtFavorilere Ekle
Bu kitap, üniversitelerimizde okutulmakta olan Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi için, yardımcı kitap olarak hazırlanmıştır. 1925’li yıllardan itibaren üniversitelerimizde çeşitli adlar altında okutulmakta olan ders üzerine, çok sayıda kitap yazılmıştır. Başlangıçta, İhtilaller Tarihi adıyla verilen dersin kapsamı, bugünkünden farklıdır; Cumhuriyet döneminde yapılan inkılâbı anlatmaya ve dünyadaki benzeri hareketlerle karşılaştırmaya yöneliktir. 1933’de İstanbul Üniversitesi bünyesinde Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü’nün kurulmasıyla, üniversite öğrencilerine düzenli şekilde ders verilmeye başlanmış, dersin adı da Türk İnkılâp Tarihi olmuştur. Yeni nesillere yeni kurulan rejimi anlatmayı ve benimsetmeyi hedefleyen dersin kapsamı, Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla sınırlıdır.
Yeni kuşakların, neredeyse 200 yıldan beri uğradığımız felâketlerin sebeplerini ve sonuçlarını öğrenmeleri, Milli Mücadele’nin nasıl kazanıldığını, Türk inkılâbının temel felsefesini iyi anlamaları şüphesiz ki, tarih bilinciyle yakından alakalıdır. Bu noktada tarihçilere düşen görev, gençlerin sağlam bir tarih bilincine sahip olmalarını sağlamaktır. Gençleri, olayları ve olguları, Atatürk’ün gösterdiği istikamette, akılcı düşünceyle yorumlamaları ve problemleri ilmî yaklaşım ve metotla çözümlemeleri için donanımlı hale getirmektir. Kitap, işte bu endişelerle hazırlanmış, Atatürk’ün önderliğinde Türk milletinin geçirdiği büyük inkılâbın/değişimin tarihi yazılmaya çalışılmıştır. Vurgu, devletten ziyade milletedir: Dahi bir liderin, önderliğinde Türk milletinin en zorlu mücadeleyi nasıl verdiği, modern bir devleti nasıl inşa ettiği, bütün aşamalarıyla anlatılmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken, Atatürk’ün “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır“ sözünü hatırlarında tutan yazarlar, tarihi yapanlara sadık kalmaya, olayları “nasıl yaşandıysa öyle“ aktarmaya azami gayret göstermiştir.
(Tanıtım Bülteninden)