Elele Özgürlüğe Zarlar Atıldı Geri Dönüş Yok

Stok Kodu:
9789753447584
Boyut:
13.00x21.00
Sayfa Sayısı:
597
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2018-02
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
85,00
68,00
9789753447584
628326
Elele Özgürlüğe
Elele Özgürlüğe Zarlar Atıldı Geri Dönüş Yok
68.00

1920'de kurulan Türkiye Komünist Partisi'nin son Genel Sekreteri olan Nabi Yağcı, tarihine kendi mücadele pratiğine yansıyanlardan hareket ederek TKP-TBKP tarihine mikro-tarih anlayışıyla bakıyor ve buna uygun yeni bir anlatım tarzı seçiyor.

Bu kitabın temel tezi geçmişteki mücadele pratiklerini deneyime dönüştürerek bu deneyimin ışığında tarihe yeniden bakmak ve tarihi anlatmaktan çok onu yorumlamaktır. Bu gözle kendileri de içinde sol hareketin tarihine eleştirel bakan Nabi Yağcı geçmişe "biz neler yaptık" değil "biz neleri değiştirdik ya da değiştiremedik" sorusuyla yaklaşıyor. Bu soru Türkiye sol hareketinin demokrasi konusundaki sınav sorusu olmaktadır.

Bugün ülkemizde radikal demokratik bir muhalefetin olmayışının derin bir umutsuzluk yarattığını söyleyerek "12 Eylül faşist diktası koşullarında, 1987'de yasallık için ülkeye döndüğümüzde de böylesi bir muhalefet yoktu. Bizim yasallık/özgürlük için mücadele pratiğimizin deneyimi en zor koşullarda bile toplumda radikal bir zihniyet değişikliği yaratmanın ve bu yolla radikal demokratik bir muhalefetin doğuşuna müdahale etmenin mümkün olduğunu gösteriyor" diyerek bugüne umutlu bir bakış getiriyor.

Kendilerini başarıya götüren muhalif ruhu şöyle tanımlıyor : "...O nedenle özgürlük bizim için soyut bir ide değil ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaçtı, üstelik bireysel olarak her birimiz için ihtiyaç, elinden ekmeği alınmış bir çocuğun açgözlü isteğiyle özgürlüğümüzü istedik. Tutkuyla istedik."

1920'de kurulan Türkiye Komünist Partisi'nin son Genel Sekreteri olan Nabi Yağcı, tarihine kendi mücadele pratiğine yansıyanlardan hareket ederek TKP-TBKP tarihine mikro-tarih anlayışıyla bakıyor ve buna uygun yeni bir anlatım tarzı seçiyor.

Bu kitabın temel tezi geçmişteki mücadele pratiklerini deneyime dönüştürerek bu deneyimin ışığında tarihe yeniden bakmak ve tarihi anlatmaktan çok onu yorumlamaktır. Bu gözle kendileri de içinde sol hareketin tarihine eleştirel bakan Nabi Yağcı geçmişe "biz neler yaptık" değil "biz neleri değiştirdik ya da değiştiremedik" sorusuyla yaklaşıyor. Bu soru Türkiye sol hareketinin demokrasi konusundaki sınav sorusu olmaktadır.

Bugün ülkemizde radikal demokratik bir muhalefetin olmayışının derin bir umutsuzluk yarattığını söyleyerek "12 Eylül faşist diktası koşullarında, 1987'de yasallık için ülkeye döndüğümüzde de böylesi bir muhalefet yoktu. Bizim yasallık/özgürlük için mücadele pratiğimizin deneyimi en zor koşullarda bile toplumda radikal bir zihniyet değişikliği yaratmanın ve bu yolla radikal demokratik bir muhalefetin doğuşuna müdahale etmenin mümkün olduğunu gösteriyor" diyerek bugüne umutlu bir bakış getiriyor.

Kendilerini başarıya götüren muhalif ruhu şöyle tanımlıyor : "...O nedenle özgürlük bizim için soyut bir ide değil ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaçtı, üstelik bireysel olarak her birimiz için ihtiyaç, elinden ekmeği alınmış bir çocuğun açgözlü isteğiyle özgürlüğümüzü istedik. Tutkuyla istedik."

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat