Şiirin Şiddeti

Stok Kodu:
9786054877430
Boyut:
12.50x19.50
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2015-03
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%20 indirimli
39,00
31,20
9786054877430
375125
Şiirin Şiddeti
Şiirin Şiddeti
31.20

Ş sesinin hayranıyım. Şiir şiddettir. Ama şiddete karşı şiddettir. Kendiliğinden değil. Bir karşı koyucu olarak çıkar şiirin bu yönü. Kaçınılmaz derecede gerekli bir haldir o zaman şiddet. Kullanılmaması düşünülemez. Öyle durumlarda harfler dilden dökülürken, eğri büğrü çıkar. Fakat hafakanlara maruz kalan şairin ruhu onları öyle bir kalıba sokar ki, sonra, bakınız ne olmuş; derbeder, beyhude, serkeş bir evren, aynı hizadadır, sizi çağırır. Şiir şiddettir elbet. Fakat neye, kime karşı? Karşıdaki nedir, kimdir? Asıl buna bakmalıdır.

“Şiir” diyordu Şiirin Saati'nde John Berger, “kanayan yaraya seslenir.” Zulümlerin hüküm sürdüğü coğrafyalarda hangi çağrışımları taşımaz ki şiir?.. Başta, önüne geçilmez bir karşı koyma aracı... Ölümsüz bir diriliş cevheri... Ayakta kalabilme hamlesinin tutanağı... Derin bir iç sızısı... Durmaksızın süren kanama... O toprakların şiirini, uygarlık numarasına yatan dünyanın aydınlarına, medyasına, tarihçilerine, kıpırtısızca tanıklık yapanlarına, kayıt tutucularına atılan bir şamar olarak da okuyabilirsiniz.

Şiir, 21. Yüzyıla talihsiz adımlarla girdi. Gerçi, önceki yüzyıla veda edişi de pek şanslı sayılmazdı. Dünya denen kütlenin değişik mekanlarında, nasıl da kötü bir kaderi yaşıyordu şiir...

Ş sesinin hayranıyım. Şiir şiddettir. Ama şiddete karşı şiddettir. Kendiliğinden değil. Bir karşı koyucu olarak çıkar şiirin bu yönü. Kaçınılmaz derecede gerekli bir haldir o zaman şiddet. Kullanılmaması düşünülemez. Öyle durumlarda harfler dilden dökülürken, eğri büğrü çıkar. Fakat hafakanlara maruz kalan şairin ruhu onları öyle bir kalıba sokar ki, sonra, bakınız ne olmuş; derbeder, beyhude, serkeş bir evren, aynı hizadadır, sizi çağırır. Şiir şiddettir elbet. Fakat neye, kime karşı? Karşıdaki nedir, kimdir? Asıl buna bakmalıdır.

“Şiir” diyordu Şiirin Saati'nde John Berger, “kanayan yaraya seslenir.” Zulümlerin hüküm sürdüğü coğrafyalarda hangi çağrışımları taşımaz ki şiir?.. Başta, önüne geçilmez bir karşı koyma aracı... Ölümsüz bir diriliş cevheri... Ayakta kalabilme hamlesinin tutanağı... Derin bir iç sızısı... Durmaksızın süren kanama... O toprakların şiirini, uygarlık numarasına yatan dünyanın aydınlarına, medyasına, tarihçilerine, kıpırtısızca tanıklık yapanlarına, kayıt tutucularına atılan bir şamar olarak da okuyabilirsiniz.

Şiir, 21. Yüzyıla talihsiz adımlarla girdi. Gerçi, önceki yüzyıla veda edişi de pek şanslı sayılmazdı. Dünya denen kütlenin değişik mekanlarında, nasıl da kötü bir kaderi yaşıyordu şiir...

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat